Montessori Eğitimi Nedir?

İnsanın Doğasına Bakış:

Montessori eğitimi insanın iyi olarak doğduğuna inanır, insanın doğasına güvenir ve insanın doğuştan getirdiği gizli güçlerin farkındadır. Montessori eğitiminde çocuğa ve onun onuruna saygı esastır. Çocuğun ne söylediği, ne yaptığı, neyi merak ettiği ve çocuğun nasıl biri olduğu önemsenir. Çocuğun mucizevi özelliklerinin olduğu montessori eğitimcileri tarafından anlaşılmıştır ancak bunların sadece görmek için eğitilmiş gözlerin görebileceği de bilinir. Çocuk sadece kendi için ve kendini bağımsızlaştırmak ve özgürleşmek için öğrenir. Onun dışarıdan gelen bir motivasyona, stickera, şekerlemeye veya başka rüşvetlere ihtiyacı yoktur. Aynı zamanda çocuk cezadan da hiç hoşlanmayan bir varlıktır. Ceza asla ona neyin yapılmaması gerektiğini öğretemez. Olsa olsa onun onurunu incitir, güvenini zedeler, onu korkutur ve ruhundaki ışığı söndürür.

Özgürlük, Bağımsızlık ve Sorumluluk:

Montessori metodu çocuğa özgürlük ve bağımsızlık verdiği oranda sorumluluk da yükler. Çocuk istediği çalışmayı istediği yerde, istediği arkadaşlarıyla veya yalnız başına ve istediği süre boyunca yapma özgürlüğü içindedir. Ancak çocuk çalışması biter bitmez çalışmasını aldığı yere koymalı ve çalıştığı materyallere zarar vermemelidir. Sınıfın temizliği,  sofranın kurulması, bulaşıkların yıkanması, ütünün yapılması, metallerin parlatılması, çiçeklerin vazolara yerleştirilmesi, kırıntıların kuşlara verilmesi gibi gündelik işler ve sorumluluklar da çocukların özgür seçimi sonucunda bölüşülür.

Hazırlanmış  Çevre:

Montessori çevresinde bulunan tüm eşyalar çocuklara hizmet etmek için oradadırlar. Dolayısıyla çocuklar eşyaların yerini değiştirebilir ve istedikleri amaç doğrultusunda onları kullanabilirler. Sandalyeler, masalar onların taşıyabileceği ağırlıktadır. Duvarlardaki tablolar, saatler ve aynalar onların göz hizasındadır. Dolapların kapakları yoktur ve dolap raflarında bulanan tüm materyallere çocuk rahatça uzanabilir. Eğitimci materyallerin seçimine ve uygun dolaplara dağılımına karar verir. Onları estetik bir biçimde yerleştirir. Çocuk doğru seçilmiş materyallerle istediği kadar, istediği yerde ve istediği arkadaşlarıyla çalışır ve kendini geliştirir. Materyallerin her biri kendi içinde hata kontrolü dediğimiz bir mekanizmayı barındırır. Böylece çocuk eğitimciden bağımsız bir şekilde yani ona sormadan nerede hata yaptığını görür ve hatasını kendi başına yardım almadan düzeltme ve yaptığı çalışmada mükemmelleşme olanağına kavuşur.

Bireysel Eğitim:

Çocukların herhangi bir konunun öğrenilmesinde ön hazırlık, ilgi ve yetenekleri birbirinden çok farklıdır. Bu nedenle, gruba hitaben yapılan bir anlatımda bazı çocuklar çok hızlı anlarken bazıları ise zorlanır. Veya bazı çocuklar ilgilerini konu üzerinde yoğunlaştırabilirken bazılarının dikkati ve ilgisi ilk dakikalarda kaybolur. Bireysel eğitimde eğitimci çocukla hangi çalışmayı yapmak istiyorsa öncelikle çocuğa bunu teklif etmelidir. Çocuğun istemediği hallerde eğitimcinin çalışmayı göstermesi anlamsızdır. Çocuğun teklifi kabul etmesi durumunda ise eğitimci çalışmayı çocuğun hızında anlatır. Çocuk soru sormak isterse eğitimci çalışmaya ara verir, tüm dikkatini çocuğun sorusu üzerinde yoğunlaştırır ve ona cevap verir. Çocuk aklına gelen, merak ettiği şeyleri çekincesiz bir şekilde sormalıdır. Bireysel eğitimin faydalarından biri de çocuğun diğer çocuklarla kıyaslanmasının önüne geçilmesidir. Çocuk herhangi bir konuda veya çalışmada sınıf içindeki pozisyonunu bilemez. Böylece hızlı öğrenenler veya konuyu çok iyi anlamış olanlar böbürlenmez, daha yavaş öğrenenler veya konuyu daha az anlamış olanlar da kendilerini geri kalmış ve beceriksiz hissetmezler. Bu aynı zamanda eğitimcinin bir grup seçilmiş çocuğa ders anlatmasının da önüne geçmiş olur.

Eğitimci:

Montessori eğitimcisi öncelikle çok iyi bir gözlemcidir. Çocuğun herhangi bir çalışma alanında hangi seviyede olduğunu, çocuğun neyi öğrenemeye ihtiyaç duyduğunu, hangi konulara ilgi duyduğunu bilmeli, çocuğun kendisine sunulan çalışmada başarılı olup olamayacağını dair öngörü sahibi olmalıdır. Çocuğa anlayamayacağı bir çalışma göstermek onu mutlak bir başarısızlığa sürükleyecek ve çocuğun bu çalışmayı tekrar yapma isteğini yok edecektir. Gereksiz yere performans kaygısı yaratmak bir eğitimcinin yapmak isteyeceği en son şeydir. Montessori eğitimcisi sakin, sabırlı ve sağduyuludur. Bir çalışmayı gösterirken olabildiğince az konuşur ve çocuğun gözlemlemesine fırsat vermek için çalışmayı çok yavaş gösterir. Eğitimcinin hiçbir acelesi yoktur. Süreç odaklı çalışan ve öğrenen çocuk için böylesi bir rehber bulunmaz bir nimettir.